Ürperiyorum yokluğuna, sarılıyorum gülüşüne
Saç diplerinde bıraktığım nefesimi kıskanıyorum
Bebek saflığı bakışın,  tüm günahlarıma ecir oluyor
Saatlere düşman oluyorum, zamanı sensizken katmerlemsinden
Çığ gibi büyüyor sende alev almanın hasreti, tenime sürdüğün aşk kokusu dindirmiyor gecenin sensizliğin…

İlk değil hasretin, sen yokken vardı
Seninle tanışıp, vuslata vardı
Güzel gözlerinde aşka inandı
Ne olur kokuna hasret bırakma

Al ister canımı,  gözümü kırpmam
Bir daha sen diye hayale kanmam
Ateşe atsanda Sen gibi yanmam
Ne olur azaraile beni bırakma

Yüreğim koşuyor, annesinden yeni ayrılmış, ceylan yavrusu gibi, gözlerinden yarattığın, yırtıcları olmayan, huzur  kokan alemlere…
Nefes nefese kalmanın mutluluğu, anne özlemini unutturuyor. Zaten gözlerin herşeyi yaratmışken, açlık, suzusluk olur mu… Düşmüyor, ama kokuyor, karşısına birtane daha kendi gibi biri çıkmasından.
Tek kendi olmalı kimseler keşfetmemeli, tek dünyası olduğu, tek canlısı olduğu gözlerini…

Uçurumların kenarında kalıyor, gözleri gibi endişeli, arafta kalmış…. vadilere yönelmek isterken, duruyor, buda benim için, neden kaömalıuım ki, her anı, her yeri huzur olan dünasından…

Kaç aynalarda gülüşünü, güzelliğini seyrettin sevgili…
Yıl hangisi, yaşın kaçtı ilk sen şaheserini uzun zun seyerrtiğinde…
Güzelliğin ile buluştuğunda gözlerin, kalbin nasıl dayandı,baktıkça huzur veren gözlerine…
Hiç mi kıskanmadın, saçına dokunmasını tarağın, aynaları kıskanırırıken, huzur kokan tellerini…
Nefesin buluştuğunda aynaların soğuk yüzünde, ilkbahar sabahı yaşattmasına, göz göre göre nasıl sabrettin..
Hangi masum göz yaşlarını akıttın, hangi iç çekmelerini mezar ettinde, aynaları matemlere Bıraktın…
Nerede ilk gözlerinle tanıştığın, aşkını sakladığın, ilk heyecanının sır küpü hatırlıyormusun…
İlk yalnızlığın, son aldanışın, kendine söz verdiğin aynayı nerede Bıraktın…
Taraktan mikrofon yaptığın,  en saf halinle, ilk konserinin, tek dinleyicisini özlemedin mi…
Kaç mezarın var, senin gül yüzünün solukluğuna, isyan ede ede şahit olan…
Mutluğuna şahit olan hangi ayna, hasretinde, özleminde vuslatını arıyor, hangi yüzlere seni soruyor, hiç mi aklına gelmiyor, utangaç düşlerinin tek şahidi, dillere düşürdü mü seni sormaktan, hasretinde…
Kaç yüzü unuttuda, bir senin cemalini kendine mutluluğun resmi yaptı…
Şimdi   tüm yüzlere küs kalan, senin mutluluğunu gönül aynasına, resmetmek için sabahı bekleyen Aşığın var…

Bir deli rüzgardı estide dersin
Telime bir damla huzurdu dersin
Gördüğüm kısacık rüyaydı dersin
Unutur gidersin, hiçmişim gibi

Adımı duyunca çağrışmaz bile
Yüzümü görsende, tanımaz bile
Bir anlık huzurum demzssin bile
Hatrına gelmezim, yokmuşum  gibi

Hangi dağ dayanır bu ayazına
Gül açmaz , aşk diye sarsan bağrına
Sen için öldüm ben, gitmez ağrına
Söylerim duymazsın, yokmuşum gibi…

karamsar olma  , bak bir maziye
mutlulk ne çokmuş , görebildin mi?
miladı biz değil, sor bir maziye
ilk aşkın  huzurdu, görebildin  mi?

tövbeler etsende, olmaz desende
sevemem bir daha sensiz desende
son aşksın , sonrası yoktur desende
ilk  aşkın ömründe yok sayabildin mi?

birazcık kar yağar , ardından güneş
kalbine   birdaha  düşecek ateş
mazimde bulunmaz dediğin o eş
medeni halinden silebildin mi?

Gör Beni…

Gönlümün zirvesinden, selamla, geçmiş zamanın sen yokluğunu , ufkunda çocukluğumu görebiliyormusun?
Sensiz baktığım çiçeklerin boynunun büyüklüğünü ?
Gökten düşen ,yağmur damlalarının bereketsizliğini,
Sen yanımda olmadığında, şimşeklerin renginin bulanıklığını.
Ellerim cebimde , soğutan üşüyen, nefesimin en sensiz yerine takıyormusun siyah kurdelayı.
Nasıl aşk yetimi , kaldığını zamanın,en derinlerde görebiliyormusun, sensizliğin ,kimsesizliğini…
İlk yürümeye başladığıma bakarmısın, anneme koşarak sarıldığımı, sana sarmalandığımdan daha mı fazla?
Bahçe duarından düşdüğüm yerden ağlayalarak kalktığımı, senden ayrılmamak için ağladımdan daha fazla olmamalı…

Bayramlarda öptüğüm ellerin , alınıma koyduğum yerde görebiliyormusun, sen yazgısını.
Çıkaramadığım, yeni alınmış pabuçlarımdaki, çocuksu mutluluğuma senden bahset, nefesim yetermi ,sevgilim…
Beyaz kağıda yazdığım kalemin, can çekişini gör sevgilim, sen olmadığında sayfaların nasıl boş kaldığını.
Sırtıma taktığım çantanın ,içinde olmadığın gereksiz kitaplara bak , nasıl yük olduğunu omuzuma.
Sabahın , karanlığı yardığı, güneşin üzerime düştüğü yere bak , hiç ısıtmadığını ,kıskançlığını gör , nerdesin sevgilim.
Boyumun uzadığını, ömrümün kısaldığını gör.
Kısaldıkça, sana yaklaştıran zamanı izle
Gök kuşağını izlediğim yeri görüyormusun, aynı gök yüzüne baktığımız an’ımız var mı, görebiliyormusun.
Baharın gelişinde , sen olmayışının hüzününü anlatabiliyormu , çiçeklerini meyve için döken ağaçlar.
Saklandığım yanlızlıklarımda , güzelliğinin tarifini yüzümün tebessümünde görebiliyormusun.
Can çekişmelerimi, ruhumun dizlerindeki yaralarda merhem olmayışın
Süt dişlerimin çıktığını,kaderim karşıma çıkartmadığı seni görüyormusun
İlk defa konuştuğumu, sen olmayan cümlelerimin aciz kaldığı harfleri görüyormusun.
Beni gördüğün yerde, sen nerdesin diye soruyormusun.
Tumak istiyormusun, günahsız ellerimden,titrediğini hissetmek istermisin yüreğimin,
Nefesimin zelzele yaratığına şahit olmak istermisin,Gözlerime baktığında…
İlk defa, tanıştığım dikenli güllerinkokusunu ,seni tanımadan ,ne olduğunu hissetmiği…
Bir köşe başında, tut ellerinden karşılaştır bizi, çarpışsın gözlerimiz, dökülsün rahmetle, tüm hücrelemirize aşk…
Sahi ağlamalarım nasıl , sensizliğin göz yaşları kadar temiz , günahsız mı …
Benziyormu , karanlıktaki korkularıma , sensizlikten tir tir titremelerime…
Girdiğim denizler mi uçsuz bucaksız, gözlerinde yarattığım okyanuslarım mı?
Yutkunmalarım , boğaz ağrımda mi hiddetli, sen için konuşamadan yutkunmalarım mı şiddetli ?
Bak orda işte gök yüzüne baktığını sandığın ben, senin gözlerini arıyor, bahardan sandığım, kokunu…
Annemden ayrı kaldığımı görüyormusun, senden ayrı kaldığım anlarda daha fazla ağlıyorum, göz yaşı ile çocukluğuma, şiirlerimle , sözlerime sana…

Sahi sen nerdesin , tut zamanın ucundan, götür, biz olacağımız günlere…

Vuslata  imkansız duvarlar örme
Aşkımda sen hariç acziyet görme
Gidersen dünyamdan, cenneti görme
Ruhuma nikahı kıydıktan sonra

Sar beni koynuna kokunla dolayım
Al beni ruhuna, esirin olayım
Bırakma ne olur, iste kölen olayım
Ömrüme zamanı biçtikten sonra

Sevgilim…

Gözlerinden nefes almayı öğreten, orman kokusu bakışlarına şükr etmek, sevmek değil mi sevgilim
İliklerime kadar ıslatan, teninin kokusunda ki aşk damlaları rahmet değil mi sevgilim
Saçının teline sarılmış, kalbimin kordonu, sen diye aşka doğmak, yaşamak değil mi sevgilim
Sen göz kapaklarına belemişken, ayazda kalmış sevgimi, nefesinin yokluğuna ağlamak acziyet değilmi sevgilim…

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla